Türkiye Körler Federasyonu Logosu
 Son Güncelleme Tarihi : 18 Ekim 2017 Çarşamba
  Ana Sayfa Yap - Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfa
İletişim
Tüzüğümüz
Üyelerimiz
Yönetim Kurulumuz
Duyurular
Faaliyet Raporu
Ufkun Ötesi Dergisi
Videolar
Uluslararası
Arşiv
Engelli Mevzuatı
Beyaz Baston Klibi
Yorum ve Makaleler
Türkiye Körler Federasyonu ve İmza Sorunu
İlgili Kurum ve Kuruluşlar
Örgüt Şeması ve Erişim Bilgileri
Engelli Aileleriyle Dayanışma

Özel Eğitim Komisyon Raporu

3. Uluslararası Kör ve Az Görenlerin Eğitimi, Rehabilitasyon Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu
   

ENGELLİLER NE İSTİYOR?

2005 yılında çıkarılan Özürlüler Kanunu, engelliler için kâğıt üzerinde önemli hak ve kazanımlar getirmiştir. Ancak aradan geçen 6 yıla yakın süre bu hak ve kazanımların “kuvveden fiile” geçemediğini yasa sayfalarından hayata aktarılamadığını gösterdi. Dar görüşlü bürokratların çıkardığı yönetmelikler, yorgunu yokuşa süren katı ve acımasız uygulamalar, Yasanın yarattığı mutluluk ve iyimserlik havasının panik ve çaresizliğe dönüşmesine yetti. Ortamımıza karamsarlık egemen oldu.

Muhtaç yaşlılar ve engellilerin hiç değilse bir yaralarına merhem olan ve sosyal devlet tarafından unutulmadıklarını duyumsatan 2022 Sayılı Yasa, Özürlüler Kanunu ile verilmiş olan kazanımların rövanşını alırcasına, onları ezen ve kapılarına haciz memurlarının dikilmesine yol açan tam bir cendereye dönüştürüldü. 81 bin engellinin muhtaçlık aylığı kesilirken kendilerine 10 bin YTL ye varan borçlar çıkartıldı. TBMM Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa koyduğu geçici bir madde ile bu borçları şimdilik sildi ise de sorunun kökten çözümüne katkı sunamadı.  2022 Sayılı Yasa da köklü değişiklikler yapılmadıkça, hiç kuşku duyulmasın ki bir iki yıl içerisinde engelliler yeniden borç yükü altında kalacaktır. Yasanın katı ve acımasız uygulaması yüzünden, yasadan yararlananların sayısı gün geçtikçe azalmaktadır.  

1.      Engelli Örgütleri olarak biz 2022 Sayılı Yasadaki muhtaçlık sınırının asgari ücretle belirlenmesini, bu aylığın,  hiçbir kriter gözetilmeksizin işsiz tüm engellilere ödenmesini istiyoruz. 2022 Sayılı Yasa ile ödenen muhtaçlık aylığı engelliler için bir işsizlik tazminatına dönüştürülmelidir.

2006 yılı Temmuzunda yürürlüğe giren Sağlık Kurulları Yönetmeliği Avrupa Birliği Standartlarına uyum gerekçesiyle vücut fonksiyon kaybı oranını sadece sağlık kurulu raporları ile ölçtüğünden ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır. %100 görme engelli olan bir vatandaşımıza %85; %70 sakatlığı bulunan bir fiziksel yada zihinsel engelliye %30 -%35 vücut fonksiyon kaybı raporu verilebilmektedir. Bu durum, daha önce engellilerin yararlandığı haklardan yararlanan vatandaşlarımızın bu haklarını yitirmeleri sonucunu vermektedir.

2.      Engelli örgütleri olarak biz, Sağlık Kurulu Raporları Yönetmeliğinin ivedilikle değiştirilmesini; sakatlık oranı sağlık kurulu raporlarıyla belirlenirken vücut fonksiyon kaybı  oranının yapılacak yasal düzenlemeler sonucunda uzman bir kurul tarafından belirlenmesini istemekteyiz.  

Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri Anayasamıza göre devletin asli yükümlülüğü iken, bu hizmetler son yıllarda hızla özel sektöre devredilmiş bulunmaktadır. Bu hizmetlerin pahalılığı nedeniyle devletçe yapılan ödemeler yeterli olmadığından özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin niteliği bir hayli düşmüş, bu alan vahşi bir rekabetin ve rant hırsının egemenliğine terk edilmiştir. Bu merkezlerde eğitilen engelliler ayda en fazla 10 saat eğitim görmekte, bu eğitimse, onların gelişimine ve gerekli yararı görmelerine yetmemektedir.

3.      Engelli Örgütleri  olarak biz, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin daha çok kaynak ayrılarak devlet tarafından sürdürülmesini, mevcut özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki eğitim süresinin haftanın beş günü yarım güne çıkarılmasını ve sıkı denetim altına alınmasını istemekteyiz.  

İlk kez Özürlüler Kanununda gündeme gelen ve daha sonra bu Kanunda yapılan değişikliklerle tüm Türk vatandaşlarının engelli çocuklarını kapsayacak biçimde genişletilerek yaygınlaştırılan bakım hizmetlerinde ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Bu alan da özel eğitim ve rehabilitasyon alanında olduğu gibi acımasız bir rekabete ve rant hırsına teslim edilmek üzeredir. Kamunun özel girişimciliğe terk ettiği bakım hizmetlerinde, yine bu alana Devletçe ayrılan ödenekler özel sektörce yeterli bulunmamakta; bu yüzden yeterli sayıda özel bakım evleri açılamamaktadır. Bu arada özellikle evde bakım hizmetlerinde son derece müşkülpesent ve cimri davranılmakta, engelli vatandaşlarımızın aileleri, uzun bürokratik işlemlerle taciz edilmektedir.

4.      Engelli Örgütleri olarak biz, bakım hizmetlerinin verilmesinin koşulu olarak konulan,  ailedeki birey başına gelirin asgari ücretin 2/3’nün altında olması zorunluluğunun kaldırılmasını, yoksulluk ölçütü kullanılmadan bakıma muhtaç tüm engelli vatandaşlarımızın bakım hizmetlerinden ücretsiz yararlanmalarının sağlanmasını,  en iyi bakımın aile ortamında yapılabileceği gerçeğinden hareketle evde bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını ve özendirilmesini, bakıma ayrılan kaynakların artırılması için bakım sigortası sistemi ile sağlam güvencelere kavuşturulmasını istemekteyiz.

572 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Özürlüler Kanunu ile öngörülen fiziksel çevrenin, kamu binalarının ve kamusal kullanım alanlarının engellilere uyumlu hale getirilmesi yükümlülüğü halen yerine getirilmemiş bulunmaktadır. Tanınan sürenin sona ermesine  2 yıl kalmış olmasına rağmen bu yöndeki çalışmalar halen başlatılmamıştır.

5.      Engelli Örgütleri olarak biz, tüm yerel yönetimleri,  yasal yükümlülüklerini bir an önce yerine getirmeleri için göreve çağırıyoruz.

6.      Engelli Örgütleri olarak biz, normal işgücü piyasasında hiç yer bulamayan zihinsel engellilerin ve ağır engellilerin çalışma yaşamına katılmalarının önünü açacak girişimleri bekliyoruz. Bu bağlamda dernekler, vakıflar ve yerel yönetimlerce açılacak, kar amacı gütmeyen, Devletin de mali ve teknik destek vereceği Sosyal Rehabilitasyon Merkezlerinin kurulmasını şiddetle öneriyoruz. Bu merkezlerin açılmasına olanak sağlayacak olan Korumalı İş Yeri Yasasının bir an önce çıkarılmasını istemekteyiz. Korumalı işyeri açacak olan dernek ve vakıfların ciddi projelerine hazine arsası tahsisi, vergi muafiyetleri ve diğer kolaylıklar sağlanarak, bu merkezlerin ve tam korumalı işyerlerinin ülke genelinde yaygınlaşması ve yaşatılması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep etmekteyiz.

Bilindiği gibi gerek 657 gerekse 4857 Sayılı yasalar çerçevesinde zorunlu istihdam kotaları bulunmaktadır. Devlet memurlarının %3’ünün, 50 ve 50’nin üzerinde işçi çalıştıran iş yerlerinde özel sektör kuruluşlarında %3’ünün, kamu sektöründe ise %4’ünün özürlü olması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayan özel sektör ve kamu işverenleri istihdam etmedikleri her engelli için her ay 1.600 TL dolayında bir ceza ödemekle yükümlüdür. Ancak bu uygulama devlet memurluğu için geçerli olmadığından zorunlu engelli memur istihdamı son derece düşük düzeyde gerçekleştirilmektedir. Resmi açıklamalara göre engelli memur kotasının %80’nine yakını doldurulmamaktadır. Halen 38 bin dolayında engelli memur açığı bulunmaktadır. Uygulanan para cezası nedeniyle gerek özel sektörü gerekse kamu sektöründeki engelli işçi istihdam oranı %80 dolayındadır.

Özel sektör işverenleri öteden beri zorunlu istihdam düzenlemelerinden rahatsız olmakta; bu düzenlemelerin kaldırılması konusunda hükümetlere baskı uygulamaya çalışmaktadırlar. Bu baskılar son zamanlarda sonuç vermeye başlamış ve hükümet kotaların en aza indirilmesi veya bütünüyle kaldırılması için bazı çalışmalar başlatmıştır. Bunların birincisi, 4857 Sayılı Kanunun 30. maddesinde değişiklik yaparak 50 ve 50’nin üzerinde işçi çalıştıran işverenlerin istihdam etmek zorunda olduğu engelli sayısının söz konusu işverenin bir ilde çalışan toplam işçi sayısına göre değil bir tek işyerinde çalışan işçi sayısına göre hesaplanması yönündeki yasa değişiklik taslağıdır. İkincisi ise bütünüyle kotaların kaldırılması yönünde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu’nun sürdürmekte olduğu çalışmadır. Konfederasyonumuz bu çalışmalara şiddetli tepki vermektedir.

7-     Engeliler Konfederasyonu olarak biz, Para cezası uygulamasının devlet memurluğu kadroları için de uygulanmasını,  engelli işçi ve memur kadrolarının ivedilikle doldurulmasını, kendi işini kuran engellilere kredi ve vergi kolaylıkları sağlanmasını, kotaların kaldırılması yönündeki çalışmalara derhal son verilmesini istiyoruz.

8-     Engelli Örgütleri olarak biz, Ülkemizin de onaylayarak yürürlüğe koyduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesine uyularak engellileri ilgilendiren düzenlemelerde ve uygulamalarda engelli örgütlerinin söz ve karar sahibi olmasını istemekteyiz.

9-     Engelli Örgütleri olarak biz, hala bütün acımasızlığı ile süre giden engellilere yönelik ayrımcı düzenlemelerin ve uygulamaların sona erdirilmesi ve kamuoyunun bu hususta bilinçlendirilmesi için başta TBMM olmak üzere tüm siyasi partiler,  kamu kurum ve kuruluşları ile alandaki sivil kuruluşları göreve çağırıyoruz.

 

Türkiye Körler Federasyonu

İletişim

0312 231 82 43 


© Türkiye Körler Federasyonu - 2014


 23.11.2017 Günlük İstatistik   Tekil : 3 - Sayfa Görüntülenme : 4 - Toplam : 254751

Kocaeli Bilişim Web Tasarımı Hizmetleri